Yeşil yakalılar

Mart 6, 2012  |  SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Image: www.virid.us

Aralık-2011 / Yeşil yakalı çalışan öncülüğünü dünyada hangi şirketler ne zaman yaptı? Yeşil yakalı pozisyonlar ilk ne zaman başladı? Kimlere yeşil yakalı diyoruz? Yeşil yakalı çalışanların özellikleri neler?

– Küresel iklim değişikliği tartışmaları sonucunda dünyanın çevre dostu düşük karbonlu bir hayat tarzına geçmesi ve bununla birlikte enerji verimliliğine ve yenilenebilir enerji kaynaklarına verilen önemin artması önce enerji sektöründe, sonra ise ilgili bütün diğer alanlarda yepyeni bakış açılarını ve öncelikleri beraberinde getirdi. Bu bağlamda özellikle enerji sektöründe “yeşil yakalılar” olarak isimlendirdiğimiz bir profil ön plana çıktı. 2010 yılında hem dünyada hem de ülkemizde yapılan yeni enerji yatırımlarında artık yenilenebilir enerji konvansiyonel enerjinin önüne geçmiş durumda. Bu Amerika’da da AB’de de Çin’de de böyle. Sektörün yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji üretimine yönelişi ile birlikte, geleneksel iş pozisyonlarının yanı sıra teknik anlamda yeni uzmanlık alanları (jeotermal, rüzgar enerjisi teknolojileri gibi) ve hatta yeni iş pozisyonları ortaya çıkmaya başladı. Örnek olarak yenilenebilir enerji danışmanı/uzmanı, yenilenebilir enerji mühendisi, enerji verimliliği kontrolörü, rüzgar enerjisi uzmanı, yenilenebilir enerji hukuku uzmanı/danışmanı, gibi pozisyonları gösterebiliriz. Belki de hepsinden önemlisi, sektörde mevkii ne olursa olsun bütün çalışanlarda “yeşil yakalılar” olarak isimlendirebileceğimiz bir tutum ve yaklaşım değişimi artık bir zorunluluk halini aldı. Bütün dünya çevre bilincini, güvenlik prensiplerini, sürdürülebilirlik ilkelerini göz ardı edemeyecek ve hatta bunları yaşam felsefesinin tam merkezine koyacak kişilere enerji sektörünü emanet etmeye karar vermiş durumda. Buna paralel olarak başta üst yönetim ve insan kaynakları olmak üzere bu kavramları içselleştirmiş bireylerin ön plana çıkacağı bir döneme girmiş bulunmaktayız.

Yeşil yakalı pozisyonlara dünyadan ve Türkiye’den örnekler verebilir misiniz?
En üst düzey yeşil pozisyonlar hangileri ve hangi şirketlerde var? Sorumluluk alanları neler?Gelecekte ne gibi yeşil pozisyonlar doğacak?

– Artık sürdürebilirlik kavramı bütün pozisyonlarda önemli bir kavram olarak ön plana çıktığı için aslında yönetim kurulu başkanından grup CEO’suna kadar en üst düzeyde iş dünyasında iş tanımlarına girdi. Örnek vermek gerekirse uluslararası bir gıda devinin Türkiye genel müdürü yıllık başarı priminin üçte birini ülkemizdeki operasyonlarındaki karbon salınımını ne kadar düşürdüğüne bakılarak hak ediyor. En üst düzey yeşil pozisyon nedir diye bakarsak karşımıza CSO (Chief Sustainability Officer) çıkıyor. Ülkemizde daha çok somut ve güçlü örnekleri yok ama uluslararası şirketlerden AT&T’de Charlene Lake, DuPont’da Linda Fischer, SAP’de Dr. Peter Graf, Siemens’de Barbara Kux gibi isimleri görüyoruz. Küresel finans kuruluşlarının da Ekvator prensiplerine imza attığını ve bütün kredi çalışmalarında Ekvator prensiplerini uyguladıklarını görüyoruz. Hatta geçtiğimiz günlerde dünyanın en “yeşil” bankaları sıralaması bile açıklandı. Bu bankaların hepsinde bu prensiplere uyulup uyulmadığını denetleyip koordine eden üst düzey pozisyonlar oluşmaya başladı.

Öte yandan yeşil yakalı pozisyonları sıralamak istersek ön plana çıkan konuların şunlar olduğunu görüyoruz: Doğrudan Yeşil İşler / Enerji üretimi,  Mevcut Sistemlerin Etkinliği, Güneş ve PV Sistemleri,  Rüzgar,  Hidroelektrik Enerjisi, Jeotermal enerji, Biyogaz ve Biyokütle Enerjisi, Karbon Yakalama ve Depolama, Enerji Depolama, Enerji Ticareti, Yeşil Yapılar, Yeni Etkin İnşaat, Eski Enerji Etkin Olmayan Yapıların Islahı, Ulaşım (Hibrid, Yeni Yakıtlar). Dolaylı Yeşil İşler arasında ise bu konularda danışma ve araştırma, iklim değişiklikleri ile ilgili yasal düzenleme ve yönetmeliklere uyum, kamu sektöründe ve gönüllü sektörde bu alanda oluşan yeni birimler, atık azaltımı, pazarlama, paketleme, satış pozisyonları, ürün geliştirme ve inovasyon, eğitmenler/öğretmenler ve yeşil girişimciler sıralanabilir. İmalat sektöründe ise kirlilik kontrolü (temizleyiciler veya diğer dış atım teknolojileri), enerji ve malzeme etkinliği, temiz üretim teknikleri (toksinlerin önlenmesi), ürün geliştirme için beşikten beşiğe (kapalı döngü sistemleri), malzeme yönetimi, geri dönüşüm, genişletilmiş üretici sorumluluğu/ürünü geri götürme ve yeniden imalat, kaydileştirme, ürünlerin sağlamlığı ve onarılabilirliği, perakende, etkin ürünlerin/eko-etiketlerinin teşviki, yerleşim bölgelerine yakın mağaza yerleşimleri planlaması ve yönetimi, nakliye mesafelerinin en aza indirgenmesi (malın menşeinden mağaza yerleşimine), yeni hizmet ekonomisi (ürün değil hizmet satışı), tarım, toprak koruma, su etkinliği, organik yetiştirme yöntemleri, çiftlikten markete olan mesafenin azaltılması, ormancılık, yeniden ağaçlandırma ve ağaçlandırma projeleri, tarımsal ormancılık, sürdürülebilir ormancılık yönetimi ve sertifikasyon şemaları,

Aslına bakarsanız artık yakın bir gelecekte her pozisyon yeşil yakalı olacak. Sürdürülebilirlik, düşük ekonomiye geçiş ve bunların beraberinde gelen rekabetçilik, bilinçli çevrecilik ve inovasyon kültürü bütün çalışanların içselleştirmeleri iş dünyasında her aşamada uygulamaya koymaları gereken kavramlar olarak günlük yaşantımıza girecek.

Bu bağlamda yöneticilerimize bazı tavsiyelerim de olabilir: Yukarıda özetlediğim değişim sonunda artık güncel teknik bilgiye sahip olmalarının yanı sıra bu sektörde çalışan bireylerin küresel bilgiye ulaşabilen, değişime ve gelişime açık, güçlü bir uluslararası network ve kültürler arası diyalog yeteneğine sahip olmaları bekleniyor. Tabii ki özellikle sürdürülebilirlik kavramı ile çevre bilincini içselleştirmiş bireyler hızla ön plana çıkıyor. Bu bağlamda genç profesyonellerin hızla değişen ve gelişen bu sektördeki global pazarları, üretici ve tüketici önceliklerini ve yeni teknolojileri mutlaka yakından takip etmeleri şart. Bunu yapmak için internet ortamındaki iş ağlarını mutlaka kullanmaları gerekiyor. Örneğin www.lowcarbonturkey.com gibi bloglarda en güncel bilgilere ulaşabilecekleri gibi sosyal medyada (XING, LinkedIn gibi sitelerde) bulunan enerji sektörü ve sürdürülebilirlik odaklı gruplara üye olup bu platformlardaki tartışmaları takip etmelerini mutlaka tavsiye ederim.

Bunun yanında kendilerini “yeşil yakalı” olmaya hazırlamaları şart: Çevre bilinci ve sürdürülebilirlik kalkınma konularında mutlaka odaklanıp bu kavramları içselleştirmeleri kariyerlerinin gelişiminde onlara büyük bir avantaj sağlayacaktır. Bu kavramları içselleştirebilmek için bir koçluk hizmeti alıp bu alanda düşünce yapılarını ve alışkanlıklarını iyice anlayıp, edinecekleri farkındalık ile bu konularda bilinçli bir gelişim stratejisi geliştirmelerini de ayrıca öneririm.

 



Yorum yazın