"Enter"a basıp içeriğe geçin

Etiket: liderlik

Liderlik Paradoksları ve Kapsayıcılık

Üstesinden gelebildiğimiz ya da  çekinip uzak kaldığımız nice çelişkiler liderlik serüvenimizin gidişatını belirler. Ve liderlik yolculuğu birbirinden farklı paradokslar ve üstesinden gelinmesi gereken çelişkili durumlarla doludur. Bireyin bu zorlu durumları nasıl ele alacağı konusunda yapacağı duygusal ve yetkilikler boyutunda içsel hazırlık liderlik gelişimi anlamında belki de en önemli kazanımları bize sunmaktadır.

Bu bağlamda tasarladığımız ve hibrit formatta sunduğumuz bu gelişim ve dönüşüm programı hakkında detaylı bilgi için ilgili web sitemizi inceleyebilirsiniz:

https://rizakadilaracademy.com/courses/liderlik-paradokslari-ve-kapsayicilik/ 

 

Kayıt için link

Yorumlar kapalı

Kapsayan Liderlik (Inclusion)

“Diversity & Inclusion” iş dünyası için küresel boyutta günümüzde en önemli kavramlardan birisi olmuş durumda. “Bunca sıkıntı, tehdit, zorluk varken, ne oldu da acaba gündemde böyle insancıl bir konu var?” diyebilirsiniz. Bu kısa bilgi notunda kapsayıcılığın aslında günümüzde yaşanan birçok zorluğa panzehir olduğunu ifade etmeye çalışacağım. Yani insanlık eğer bugün içine düştüğü zorluklarla baş edebilecekse bu ancak kapsayıcılık sayesinde olacak. Bu da ancak kapsayıcı liderler ve onların vesile olduğu kapsayıcılık kültürü ile mümkün. Böyle de büyük bir iddia ile başlıyorum…

Yorumlar kapalı

Son çıkış kaçmak üzere…

“Son çıkış” kaçmak üzere…

Bu hafta Bloomberg Businessweek’te yayınlanan yazımın tam metnini buradan da paylaşmak isterim:

 

İyi bir gelecek inşa etmek hala elimizde ama biraz daha zaman kaybedersek yakında çok geç olacak. Hem de yaşamın her alanında… Bu yazının amacı kimseyi korkutmak değil ama günümüz gerçeklerini içselleştiren çözümler için bugün harekete geçmezsek yarın korkmak için bile geç kalacağız. Güncel iki önemli konuya dikkat çekmek istiyorum: bütüncül su yönetimi ve hibrit çalışma çözümleri ile verimli ve ahenkli bir yaşam.

 

2020’ye girerken bu sayfalarda yer alan yazımda “doğru seçimleri yapanları parlak bir gelecek bekliyor” demiştim. Hemen arkasından hayatımıza giren pandemi dönemindeki yazımda da “on yıllık değişim on haftada oldu” diye iddia etmiştim. Şimdi artık net bir şekilde ifade etmem gerekiyor ki Yahya Kemal’in sözleri ile “dönülmez akşamın ufkuna” çok yaklaştık. Ama bu ufuk aslında beraberinde birçok fırsat ve çözümleri de içeriyor. Yeter ki daha geç olmadan artık yeni paradigmaları kabullenip yeni pencerelerden konulara bakabilelim.

Yorumlar kapalı

Coach Magazine Turkey kapak konusu olan röportajım

Ülkemizde yayınlanan en kapsamlı ve tek koçluk dergisi Coach Magazine Turkey için verdiğim röportajımın tam metnini buradan da sizlerle paylaşmak isterim.

Yazının orijinaline ulaşmak için: http://www.coachmagazine.net/dergi/

 EMCC Yolculuğum

Sevgili Hocam, biz sizi yakından tanıyor ve başarılarınızı gururla takip ediyoruz fakat sizi tanımayanlar için biraz meslekteki kendinizden, koçluk ve mentorluğa bakış açınızdan, dünyada ve Türkiye’de EMCC’nin yapılanmasından bahseder misiniz?

“Dinle,” diye başlıyor Mesnevi. “İlim kendin bilmektir,” diyor Yunus Emre.

Üç sene önce EMCC Koçluk ve Mentorluk Konseyi dünya başkanlığı görevini devraldığımda yaptığım konuşmada, “Ben bu görevi koçlar veya mentorlar için almıyorum, her biri yetişkin kişiler, kendi başlarının çaresine bakarlar ama ben bu sorumluluğu koçluk ve mentorluk için üstleniyorum. Günümüz dünyasında 8 milyar insanın hangi meslek dalında olurlarsa olsunlar, huzurlu ve başarılı bir yaşam için koçluk becerilerine ve mentorluk prensiplerini içselleştirmeye ihtiyacı var,” demiştim. Geçtiğimiz günlerde ikinci üç yıllık dönemim için yine oy birliği ile seçildiğimde bu saptamamı tekrar ettim. Modern çağın vazgeçilmezi koçluk ve mentorluk.

Yorumlar kapalı

Kapsayıcı (inclusive) deneyimler…

Kapsayıcı deneyimlere odaklanalım, binalara veya nesnelere değil…

Binalara, elle tutulan somut cisim ve altyapı projelerine değil, onların nasıl bir işletim yöntemi ile kullanacağımıza, verimliliği ve kullanıcı deneyimini nasıl arttırabileceğimizi ön plana çıkarmak zorundayız. Giderek her geçen günümüzün dünümüzü aratmamasını istiyorsak bu bir tercih değil, gerçekten bir zorunluluk. Umarım bunu çok geç kalmadan anlarız.

Keyifli okumalar diliyorum…

https://www.linkedin.com/pulse/focus-inclusive-experiences-dr-riza-kadilar/

206 Yorum

Resilience – Yılmazlık üzerine

Yarın İzmir’deyim. Zor zamanlarda yıkılmadan yola devam etmek üzerine, mentorluk ve koçluk icin yeni bir bakış açısı hakkında konuşacağım… Bu vesile ile eski bir yazıma burada tekrar yer vermek istedim:

 

Yılmadan devam etmek…

Düşünce tekrar zıplamak, hatta daha da yukarıya zıplamak…

Yenilse de pes etmemek devam etmek…

Evet, yılmamak; hep bildiğimiz ama bolluk, refah ve gelişim dönemlerinde göz ardı ettiğimiz bir kavram: YILMAZLIK…

4 Yorum

Yolda olmak – Yolda kalmak

Kriz ve tıkanmışlık duygusu ile bezenmiş zor günler geçiriyoruz. Sanki yolculuk bitti, sanki bir yerlerde yolda kaldık gibi bir duygu, kendini müthiş bir mizah anlayışı ile ifade eden ağır endişe ve kaygı dolu söylemler…

Oysa ki zaman akıp gidiyor, bizler olsak da olmasak da hayat devam ediyor. Seneler önce bir seyahatimde yolda kalmıştım, arkasından oturup düşündüğümde “yoksa aslında hep yoldayız da bir yerlerde kaldığımız hissine mi kapılıyoruz zaman zaman?” diye sorgulamıştım…

Konuşmacı olarak davetli olduğum iki ayrı etkinlik için Bilbao’dan Hong Kong’a gitmeyi planlıyordum. İspanya’da EMCC’nin koçluk ve mentorluk konferansından Taiwan’da JCI’ın genç liderler kongresine hiç yolda ara vermeden aktarmalı uçaklarla giderken eşimle Istanbul – Hong Kong arasını birlikte uçmak ve Hong Kong’da bir – iki gün kalıp, hem yatırım bankacılığı ile ilgili görüşmeler yapmak, hem de bir Pazar günü bu ilk defa gideceğim şehri doyasıya gezmekti amacım…

Bilbao’daki konferanstaki sunumumuz biter bitmez hemen hızla yola koyulmuştum. Ama çok uzağa gidemedim… 15.30’da Bilbao’dan kalkan Air France ile Paris aktarmalı uçup, 23.20’de Istanbul’a inip, valiz değiştirip 01.00 Hong Kong uçağına yetişmekti planım. Hatta Bilboa – Paris uçağında kabin içinde yanıma almama izin vermeyeceklerini düşündüğüm valizimi bile bir arkadaşıma bırakmıştım. Ama pırıl pırıl güneşli bir havada, bomboş diyebileceğim Bilboa havaalanında sadece bir yerde kalabalık vardı beni bekleyen: Bizim uçak gelmemişti, ne zaman geleceği ve kalkacağı da belli değildi. Belli olan tek şey Air France’ın o gün beni Hong Kong uçağına yetiştiremeyeceğiydi…

Yorumlar kapalı