"Enter"a basıp içeriğe geçin

Etiket: mentorluk

Kapsayıcı (inclusive) deneyimler…

Kapsayıcı deneyimlere odaklanalım, binalara veya nesnelere değil…

Binalara, elle tutulan somut cisim ve altyapı projelerine değil, onların nasıl bir işletim yöntemi ile kullanacağımıza, verimliliği ve kullanıcı deneyimini nasıl arttırabileceğimizi ön plana çıkarmak zorundayız. Giderek her geçen günümüzün dünümüzü aratmamasını istiyorsak bu bir tercih değil, gerçekten bir zorunluluk. Umarım bunu çok geç kalmadan anlarız.

Keyifli okumalar diliyorum…

https://www.linkedin.com/pulse/focus-inclusive-experiences-dr-riza-kadilar/

Yorumlar kapalı

Resilience – Yılmazlık üzerine

Yarın İzmir’deyim. Zor zamanlarda yıkılmadan yola devam etmek üzerine, mentorluk ve koçluk icin yeni bir bakış açısı hakkında konuşacağım… Bu vesile ile eski bir yazıma burada tekrar yer vermek istedim:

 

Yılmadan devam etmek…

Düşünce tekrar zıplamak, hatta daha da yukarıya zıplamak…

Yenilse de pes etmemek devam etmek…

Evet, yılmamak; hep bildiğimiz ama bolluk, refah ve gelişim dönemlerinde göz ardı ettiğimiz bir kavram: YILMAZLIK…

Yorumlar kapalı

Mentorluk ve Dijital Dönüşüm

Mentorluk ve dijital çağda liderlik konularında dünyanın önde gelen üniversiteleri ve düşünce kuruluşları ile birlikte çalışmalar başlatmanın memnuniyetini yaşıyorum.

Bu dönem Boğaziçi Üniversitesi’nde verdiğim #DigiLeaderTech dersi teknolojik ortamda seneye daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyorum. Konuya ilgi duyan dostlarımızı 14 Mayıs’ta öğrencilerimin kampüste organize edeceği konferansa beklerim.

Geçtiğimiz haftasonu Fransa’nın lider eğitim kurumu HEC’de Global Executive Coaching programında mesleğin geleceği üzerine bir ders verme imkanım oldu. Takip eden iki gün içinde de European Mentoring and Coaching Council – EMCC France ‘in yıllık konferansında konuşmalar yaptım. Aslından herkesin kaygıları aynı; gelecek belirsizlerle dolu. Belki bu tarih boyunca hep böyleymiş ama sanki günümüzde hem değişim daha hızlı hem de etkileri çok daha sert…

Yorumlar kapalı

Değişim inanılmaz, peki biz ne yapacağız?

Bu hafta Bloomberg Businessweek’te yayınlanan yazım:

Bizi biz yapan insani özelliklerimizin çok işimize yarayacağı bir döneme giriyoruz…

Geçenlerde New York’tan Avrupa’ya uçarken aldım günlük gazeteleri, kuruldum uçakta koltuğuma ve başladım göz gezdirmeye haftasonu eklerinde yer alan makaleler arasında… Dile getirmediğim içimdeki gizli soru, insanlık nereye gidiyordu aslında… Ve sanırım aradığımı buldum ama bulduklarım hiç de içimi açtı diyemeyeceğim…

1 Yorum

Hayat felsefem üzerine bir paylaşım “Kızım benim en güzel aynam”

BinYaprak projesine verdiğim bir söyleşi…

Hayat felsefem, ilham aldığım kişiler, 20 yaşındaki kendime vereceğim tavsiyeler… Tam metin aşağıda, izlemek isterseniz de:

https://youtu.be/ieLJ9hm5qA4

Son sözü baştan yazayım:

Hayat devam ediyor, öyle ya da böyle devam ediyor, biz varsak da yoksak da bu evren bir şekilde devam ediyor. Biz olduğumuz anlarda hayatın değerini bilelim, bir tane hayatımız var, bize en uygun şekilde yaşayalım.

Yorumlar kapalı

Yolda olmak – Yolda kalmak

Kriz ve tıkanmışlık duygusu ile bezenmiş zor günler geçiriyoruz. Sanki yolculuk bitti, sanki bir yerlerde yolda kaldık gibi bir duygu, kendini müthiş bir mizah anlayışı ile ifade eden ağır endişe ve kaygı dolu söylemler…

Oysa ki zaman akıp gidiyor, bizler olsak da olmasak da hayat devam ediyor. Seneler önce bir seyahatimde yolda kalmıştım, arkasından oturup düşündüğümde “yoksa aslında hep yoldayız da bir yerlerde kaldığımız hissine mi kapılıyoruz zaman zaman?” diye sorgulamıştım…

Konuşmacı olarak davetli olduğum iki ayrı etkinlik için Bilbao’dan Hong Kong’a gitmeyi planlıyordum. İspanya’da EMCC’nin koçluk ve mentorluk konferansından Taiwan’da JCI’ın genç liderler kongresine hiç yolda ara vermeden aktarmalı uçaklarla giderken eşimle Istanbul – Hong Kong arasını birlikte uçmak ve Hong Kong’da bir – iki gün kalıp, hem yatırım bankacılığı ile ilgili görüşmeler yapmak, hem de bir Pazar günü bu ilk defa gideceğim şehri doyasıya gezmekti amacım…

Bilbao’daki konferanstaki sunumumuz biter bitmez hemen hızla yola koyulmuştum. Ama çok uzağa gidemedim… 15.30’da Bilbao’dan kalkan Air France ile Paris aktarmalı uçup, 23.20’de Istanbul’a inip, valiz değiştirip 01.00 Hong Kong uçağına yetişmekti planım. Hatta Bilboa – Paris uçağında kabin içinde yanıma almama izin vermeyeceklerini düşündüğüm valizimi bile bir arkadaşıma bırakmıştım. Ama pırıl pırıl güneşli bir havada, bomboş diyebileceğim Bilboa havaalanında sadece bir yerde kalabalık vardı beni bekleyen: Bizim uçak gelmemişti, ne zaman geleceği ve kalkacağı da belli değildi. Belli olan tek şey Air France’ın o gün beni Hong Kong uçağına yetiştiremeyeceğiydi…

Yorumlar kapalı